Halhalı Zeytinyağı Soğuk Sıkım 1 lt

  • 0.0 Yorum var.
Doğal Özel Sıkım Zeytinyağı

  •  
  • Piyasa Fiyatı
    33,33 TL
  • Toplam Fiyat
  • Fiyatı
    66,35 TL + KDV
  • Adet :
  • Aynı Gün Kargo
  • En Ucuz Ürün
  • Fırsat Ürünü
  • Hediyeli Ürün
  • Hızlı Kargo
  • İndirimli Ürün
  • Özel Ürün
  • Sınırlı Sayıda
  • Şok fiyatlı
  • Yeni Ürün
  • Ücretsiz Kargo

Zeytin yağının mucuzevi yararları

ZEYTİN YAĞINI TANIYALIM

 

Ülkemiz zeytinyağının ana vatanı olarak bilinir. Aslında Mezopotamya topraklarında doğan, ülkemizde gelişip buradan Akdeniz ülkeleri ve dünyaya yayılan bu sağlık iksiri, değişik tadların buketi ve coşkusudur. Çoğunluk Ege ve Marmara bölgelerinde , Doğu Karadeniz ve Güney Anadolu Bölgelerinde de üretilen yağlarımızın her bölgenin değişik renkleri ve duyusal analizler sonucu belirlenebilen kokuları ve tadları vardır. Yeter ki zeytinin yetiştirilmesine, zeytinyağının üretilmesine gerekli özen gösterilsin.

Zeytinyağının sevmediği dört unsur vardır. Sıcak, ışık, hava ile sürekli temas ve ortamdaki başka kokular. Zeytinyağının üretiminde, tüketiminde ve gerekse de zeytinyağının saklanması sırasında bu dört unsurdan dan uzak duracağız. Zeytinyağı üretiminde; zeytinleri sıkarken oluşan zeytin hamurunun sıcaklığını en fazla 27 C (Cold Press) de tutmalıyız ki bu hamurun içerisinde bulunan zeytinyağına geçmesini beklediğimiz polifenoller, antioxsidanlar, ve E Vitamini buhar olup uçmasın, gitmesin

Soğuk Sıkım (Cold Press) şartlarında elde edilmiş bir zeytinyağı koklayıp ve tadıldığında değişik koku, tad ve lezzetlerinin coğrafi bölgelerine ve hatta yörelerine göre çok farklı olduğu hissedilebilinir. Bir Ayvalık yağının koku, tad ve lezzeti ile Edremit yağınınki farklı, Milas yağı da daha başka bir tat ve koku taşımakta, Artvin- Yusufelinde üretilmiş bir yağ bizi bambaşka bir lezzet , koku ve tad cümbüşü içerisine alırken, Güney Anadolu zeytinyağları bizi değişik bir tad, koku ve lezzet ormanına bırakmaktadır. Bu değişik tad ve kokular zeytin meyvesinin cinsine (Ayvalık,Edremit,Memecik,Gemlik,Ulak vb gibi), coğrafi konumuna toprak cinsi ve diğer bazı etkenlere göre değişmektedir.

Bu tadım panellerinde sızma zeytinyağında olması gereken olumlu öğeler : Meyvemsi tad ve kokusu (Fruity), Acılık (Bitter), Yakıcılık (Pungent) olarak duyulan yoğunluk dereceleri olarak belirlenmektedir.

Sızma Zeytinyağında bulunması istenmeyen olumsuz öğeler ise Kızışma kokusu, Posa Kokusu, Küf, Toprak Kokusu, Ekşi ya da asidik koku, oksidasyon kokusu olarak ortaya çıkmakta ve bu koku tadlarının her hangi birinin ufak ölçüde duyulması, hissedilmesi bile zeytinyağının Sızma Zeytinyağı olabilme özelliğini kaybetmesi sonucunu doğurmaktadır.

Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığım Sızma Zeytinyağında olması gereken Olumlu Öğeleri elde edebilmek için, erken hasat uygulamasına önem verilerek zeytinlerin yeşil veya yeşilden siyaha dönmeye başladığı dönemlerde hasat edilmesi ile beklenen meyvemsi, acılık ve yakıcılık oranları her zeytin cinsine göre farklı bir şekilde sağlanabilinecektir. İstenmeyen olumsuz öğelerden uzaklaşmak için zeytin hasadında kızışmaları engellemek amacıyla hasat edilen zeytinler en geç 24 saat içerisinde plastik kasalarda yağhanelere sevk edilmelidir. Zeytinyağı fabrikalarında temizlik şartlarına uyularak zeytinler akan su ile yıkanmalı,ve yukarıda açıkladığım soğuk sıkım (Cold Press) yöntemine uyularak sıkılan zeytinyağlarının hava geçirmez paslanmaz krom tanklarda saklanarak, yağın okside olması ve istenmeyen kokuların içine sinmesi önlenmelidir.

Görüldüğü gibi zeytinyağı hassas bir üründür. Onu kullanırken de dikkatli olmamız gereklidir. Zeytinyağını sakladığımız kapları, şişelerin kapak ve tapalarını her kullanımdan sonra yıkamalıyız -ki bulaşmış yağ artıklarının okside olması nedeni ile oluşan kötü koku kullanım sırasında yağa geçmesin. Saklama kapları beyaz cam kaplar ise direkt güneş ışığından uzak tutmalıyız- ki zeytinyağında bozulma başlamasın. Zeytinyağını mümkün olduğu ölçüde çiğ tüketeceğiz-ki içinde bulunan sağlığa yararlı maddeler polifenoller, antioksidanlar ve E-Vitamini yağ ısıtılınca uçup gitmesin, zeytinyağının sağlık iksiri olma özelliği azalmasın.

Ülkemiz bir sebze cenneti. Türk Mutfağının önemli bir parçası da Zeytinyağlı yemekler. Üzülerek söylemeliyiz ki bu yemekler çoğunlukla bitkisel yağ çeşitleri ile (ayçiçeği-mısır-soya-pamuk ya da bunların karışımları ile) pişiriliyor. Üzüntümüzü bir yana bırakarak olması gereken şeklinden söz edersek, zeytinyağı ile sebze yemekleri pişirildiğinde yağın çiğ olarak kullanımına dikkat etmeliyiz. Reçetenizde bir bardak zeytinyağı diyor ise bunu yarım bardak olarak kullanın, yemek pişip soğuduktan sonra üzerine kalan yarım bardağı dökün. Erişeceğiniz tad, koku ve lezzet farkını görün., üstelik de kazanacağınız sağlık yararları da cabası olsun.

Zeytinyağı zeytin meyvesinden çıkan yağdır. İçinde başka hiçbir koruyucu katkı maddesi ve başka bir kimyasal madde karışımı yoktur. Sızma Zeytinyağı gerekli şartlar sağlanarak elde edilmişse %100 saftır. Bitkisel yağların hiç biri bu özelliği taşımaz ve çoğunlukla kimyasal işlemler ve bazı maddelerin katkıları sonucu elde edilir. Bir başka deyişle nasıl portakal suyunu sıkıp içeriz ve buna saf portakal suyu der isek, zeytin de sıkılır saf zeytinyağı elde edilir.

Ülkemizde zeytinyağı tüketimi adam başına 1-1,5 kg. Bu oran Yunanistan da 20 kg, İtalya da 40 kg , İspanyada da bu civarda olduğu söyleniyor. İtalya-İspanya-Yunanistan gibi ülkelerde nerede ise her şeyin zeytinyağı ile pişirildiği anlaşılıyor. Bizde zeytinyağlı yemeklerimiz var bu yemekler evlerin dışında toplu tüketim merkezlerinde zeytin yağından başka her türlü bitkisel yağ ile pişirilip adına “zeytinyağlılar” deniyor. İşte bu çelişkili durumu aşıp hiç olmaz ise ülkede adam başına zeytinyağı tüketimini arttırıp , 2-2,5 kg seviyesine çıkartmanın yollarını bulmalıyız. Ülkemizde zeytinyağı üretimi tüketimin üstündedir. Aradaki farkı ihraç etmek zorundayız, ancak bu konuda çeşitli sorunlar yaşanıyor. Öyle ise yapılması gereken Bu sağlık iksirinin yurt içinde tüketiminin arttırılmasıdır. Ülkemiz bitkisel yağ ithal eden bir ülke. Oysa kendi öz malımız zeytinyağını tüketmek için yeterli çaba göstermiyoruz ve yurt dışından bitkisel yağ ithal edip çoğunlukla onu tüketiyoruz.

Sizce bu çözülmesi gerekli bir sorun değil mi? Çözüm ise ortada. Daha çok zeytinyağı tüketimi. Daha sağlıklı bir yaşam.

 

ZEYTİN YAĞININ ŞAŞIRTAN  FAYDALARI

Yüceler Yücesi’nin kelamı olan Kuran-ı Kerim’de de anılan ve günümüz tıbbının mücize olarak değerlendirdiği zeytinyağından bahsedeceğiz bu yazımızdan. Birçok hastalığa şifa olan ve diğer tüketim yağlarıyla karşılaştırıldığında saymakla bitmeyecek kadar  faydası olan zeytinyağının nasıl ve ne şartlarda üretildiğini, hangi dertlerimize deva olduğunu biliyor musunuz? Veya neden Kitabı Kerim’imizde ve hadisi şeriflerde bu kadar zeytinyağı üzerinde durulmaktadır, acaba bu kadar önemli midir gerçekten? Buyrun bunların cevaplarını Doç. Dr. Sefa Saygı’dan alalım;

Zeytin, Kur’an-ı Kerim’de birçok defa zikredilir ve insanlara çeşitli faydalar sağladığı kaydedilerek, bunda düşünen kimseler için ders olduğu hatırlatılır (Abese 29, Nahl 10). Tin suresine ise incir ve zeytine yeminle başlaması dikkat çekicidir.

Hakikaten zeytin, yaprağından yağına kadar şaşırtıcı ve hayranlık verici pek çok özelliğe sahiptir.

Kurak iklimlerde ve sığ topraklarda dahi hayatta kalabilen zeytin ağacı sert ve dayanıklıdır. Kesimden sonra yeniden hayata dönebilme özelliğiyle 3000 yıl yaşayabilme kapasitesine sahiptir. Bir ağaç öldüğünde kökünden yeni ağaç filizlenmeye başlar.

Zeytinin ve zeytinyağının sağlığımıza sayısız faydalar kattığını biliyoruz. Yemeklere verdiği o nefis lezzetin yanı sıra, bu narin meyve ve yağ, kolesterolü düşürür, kalp hastalıklarını, kireçlenmeyi ve barsak hastalıklarını önler.

Karaciğer temizler. Dalağın vazifesini kolaylaştırır. Bağırsaklarda birikmiş posaların vücuttan atılmalarını sağlar. Bağırsakları iyi çalışmayanların her sabah aç karnına bir çorba kaşığı zeytin yağı içmeleri çok faydalıdır.

Zeytinde bol miktarda D vitamini bulunur. Bu vitamin bünyenin gelişmesi için son drece lüzumludur. Kemik zaafiyetinde istidatlı olan çocuklara zeytin ve zeytin yağı verilirse kemik zaafiyetinin önüne geçilmiş ve kemiklerin kuvvetli olmaları sağlanmış olur. Diş çürümelerini önler.

Bedene yorgunluk veren toksinleri gidererek vücudun kuvvetli olmasını sağlar. Zeytinyağı zehirleri zamanında çepeçevre sararak vücuttan atar. Bu bakımdan panzehir gibidir.

Bunların yanında zeytinyağını gerek yemeklerde kullanmanın gerekse içmenin (kaşıkla veya bardakla) ihtiva ettiği A, D, K ve E vitaminleri sayesinde yaşlanmayı geciktirdiği bilinir. Zeytinyağı kalp atışlarının düzenlenmesine ve hücrelerin yaşlanmasını geciktirmeye yardım eden antioksidan maddeler içerir. Sindirime yardımcı olur, kabızlığı ve hemoroid (basur) hastalığını önler. Vücuda kalsiyum alınışını kolaylaştırır. Cildin hem görünüşünü hem de yapısını güzelleştirir, sadece içten besleyerek. Ayrıca kanser riskini azaltır, yüksek tansiyonu düşürür.

Zeytinyağı dıştan sürtmekle de pekçok faydalar verir. Tam bir zeytinyağı sevdalısı olan Amerikalı yazar Carol Firenze, tecrübelerini “Zeytinyağı Tutkusu” (Komilinin desteğiyle Ledo Yayıncılık 2007) adlı kitabında bir araya getirmiş. “Rengine, tadına, kıvamına, çeşidine, mistikliğine, kokusuna, her yerde kullanabiliyor olmasına; kısacası her şeyine hayranımsı diye başladığı kitabında zeytinyağı ile hayatı güzelleştirmenin 101 yolunu anlatmış.

İşte Firenze’nin sözünü ettiği zeytinyağını dıştan sürmekle elde edilen faydalardan bazıları:

Pekçok faydasının yanı sıra cilde ve saça da inanılmaz güzellik katar. Kuru cildi canlandırır, kırışıklıkları azaltır. Zeytinyağı cildi yumuşatır ve esnek, pürüzsüz bir görünüm verir.

Uzun süre ayakları üzerinde kalanlar için müjde: Zeytinyağı yorgun ayakları dinlendirir ve canlandırır. Zeytinyağının mükemmel yumuşatma ve nemlendirme kapasitesi vardır. Çatlak ve kuru ayakları tedavide birebirdir.

Vücut masajı zeytinyağı ile yapıldığında kan dolaşımını artırır ve dokulara oksijen taşır.

Kandaki HLD dediğimiz iyi huylu kolesterol düzeyini arttırır. 
LDL kolestrolü temizler. 
Yağların içinde hazmedilmesi en kolay olan olduğu için sindirim kolaylığı sağlar. 
Çocuklarda beyin ve kemik gelişimini hızlandırır.
E vitamini sayesinde yaşlanma etkilerini azaltma ve doku yenileme özelliği taşır.
Kireçlenmeyi önlemede büyük rol oynar. 
Zeytinyağı unutkanlığı önler : Akdeniz ülkelerinde yaşayan ve yemeklerinde çoğunlukla zeytinyağı kullanan toplumların 65 yaş üzeri yetişkinlerinde hatırlama oranının diğer ülke yetişkinlerine göre çok daha fazla olduğu saptanmıştır.

Ellerdeki, derideki veya saçtaki boyayı çıkarmakta kullanılır.

Soğuktan donmaya karşı koruyucudur.

Kesiklerde ve su toplanmasında faydalıdır. Acılı güneş yanıklarında kızarmış deri zeytinyağı ile ovalarak rahatlatılabilir.

Kuru ve çatlak ciltlere yararlıdır.

Kas kramplarını tedavi eder.

Sivrisinekler zeytinyağı sürülmüş cildi ısırmazlar.

Keneleri etkisiz hale getirir.

Zeytinyağı sabunu doğal, saf bir temizleyicidir ve vücudu nemlendirir. Yumuşatıcı ve rahatlatıcı etkisi sayesinde cildi ve saçları temizlerken yumuşatır, nemlendirir. Aynı zamanda her tür hassas cilt için bile güvenlidir.

Zeytinyağı traş edilecek bölgeyi yumuşatma ve rahatlatmada birebirdir.

Kurumuş ve çatlamış dudak için merhem olarak kullanılabilir.

Kurumuş saçların dayanıklığını ve esnekliğini artırır.

Saçtaki kepeği ve dökülmeyi engeller. Saçı parlatır.

Zeytinyağı saça nasıl uygulanır
Derin etkili krem yerine zeytinyağı da kullanılabilir. Saçların diplerine masaj yapılarak zeytinyağı sürülür. Daha sonra da saçlar zeytinyağı ile hafifçe ıslatılır. Şeffaf bir naylonla baş sarılır ve yarım saat kadar bekletilir. Sonra lanolinli veya yumurtalı besleyici bir şampuanla yıkanır.

Tırnakları güzelleştirir ve güçlendirir.

Banyo suyuna katıldığında canlandırır ve yumuşaklık sağlar.

Zeytinyağı ile doğum çatlakları azaltılabilir.

Emzirenler için en iyi göğüs ucu bakımı zeytinyağı ile yapılır.

Bebeklerin popusundaki pişiğe ve başlarındaki konak problemlerine birebirdir.

Bebeğe zeytinyağı ile sağlıklı ve canlandırıcı masaj uygulanır.

Peygamberimiz (sav) “Zeytinyağı yiyin ve onunla yağlanın! Zeytinyağıyla tedavi olun! Çünkü o, bereketi bol ve mübarek bir ağacın meyvesinde çıkartılmaktadır” buyurmuştur. Hadiste zeytin yağını sadece yememiz değil sürülmemiz de ısrarla tavsiye edilmiştir. Biz söz konusu kitaptan yalnızca sürülmekle istifade edilen hususların bazılarını sıraladık.

Aradan 14 asır geçmesine ve binbir türlü kozmetik merhem, jel ve likit ortaya çıkmasına rağmen zeytinyağı yine revaçtadır, üstelik değeri giderek daha da artmaktadır.

Bunları Biliyor musunuz?
Türkiye kalp projesi araştırmalarının sonuçlarına göre, Türkiye'deki ölümlerin yüzde 37'si kalp hastalıklarından kaynaklanıyor

Kolestrol yüksekliği zeytinyağı en az tüketen Karadeniz bölgemizde, en düşük oran ise zeytinyağı ağırlıklı beslenen Ayvalık çevresinde. Zeytinyağını bol tüketenülkelerde özellikleYunanistan, İspanya ve İtalya'dakalp ve damar hastalıklarıve bu hastalıklardan ölüm oranı çok düşük.

Kaynak :http://gercekdusunceler.blogcu.com/zeytin-yaginin-mucuzevi-yararlari/6639683

* Yorum eklemek için Üye Girişi yapınız.
Pozitif Oran 0,00 0,00 0,00 0,00 0,00